Liderlik Yolculuğu - Grup Yaklaşımı

EĞİTİMDE LİDERLİK - “GRUP YAKLAŞIMI”

«Bir toplumun efendisi, ona hizmet edendir.»  
        Hz. Muhammed

Liderlik Yaklaşımlarından bir diğeri de “Grup Yaklaşımı”dır. Niteliksel Yaklaşım’da liderin kişisel özellikleri üzerinde durmuştuk. Şimdi ise daireyi biraz daha genişletip lideri, bir ekibin başındayken gösterdiği tutumlarıyla inceleyeceğiz.

Öncelikle belirli bir süreliğine bir arada bulunduğunun bilincinde olan kişilerden oluşan bütün çalışma grupları, «grup kişiliği» adı verilen bir ruh hali oluştururlar. Buna bir çeşit “şahs-ı manevi” de diyebilirsiniz. Yapageldikleri işlerdeki tutumlarından dolayı çalışkan grup, hantal grup, dinamik grup, becerikli grup gibi sıfatlar alırlar. Lider, başına geçmiş olduğu grubu, bu yönüyle tanımak zorundadır. Nasıl bir ekibin başında geçtiniz? Özür dileyerek ifade etmek zorundayım ki “ben böyle bir adamım, bu stilde yönetirim, herkes bana uyacak” diye bir şey yok sevgili liderim. Lider öncelikle kendini değiştirebilmeyi bilmelidir. Her birimin, kurumun (veya okulun) grup kişiliği farklıdır. Her farklı duruma göre başka bir liderlik tipi sergilemek zorundasınız. Bu konu çok önemlidir ve aşağıda biraz daha açacağız.

Bir takıma liderlik yapabilmek, aşağıdaki şekilde gösterdiğimiz 3 durumu da başarmayı gerektirir:
Arzu edilen biçim:


















A. GÖREV – Ortak görevi tamamlama ihtiyacı
Elbette ki liderin öncelikli hedefi görevi başarıyla tamamlatmaktır.  Takım üyeleri de zaten ne iş yapmak için bir araya toplandıklarının farkındalar ve onlarında öncelikli hedefi budur. Bu madde ile ilgili fazla detaya gerek duymuyorum. Daha sonra buraya atıfta bulunacağız.

B. GRUP – Bir arada tutulmak ve çalışma birliği halinin korunması
Bu madde bir bakıma “grubun beklentileri” demektir. Liderin bu görevi de ekip üyelerinin, “bu takımın bir üyesi olmaktan” gurur duymalarını sağlamaktır. Özelde “bu okulun öğretmeni olmaktan gurur duymalarını” sağlayacak faaliyetler yapmalısınız.  İş dışı sosyal aktiviteler buna örnek olabilir. Grup üyelerini düğün veya cenaze gibi iyi veya kötü günlerinde ziyaret etmek, mini bir doğum günü kutlaması yapmak gibi. Grup üyelerini çalıştıkları birime gidip orada ziyaret ederek bir çaylarını içebilirsiniz. Hep iş konuşmamaya gayret edin. Sizin sosyal yönlerinizin de farkına varmalılar. Onları üye olduğunuz bir derneğin faaliyetine davet edebilirsiniz. Birlikte başka aktiviteler planlayabilirsiniz, bir halısaha maçı, balık tutmaya gitme veya ailece haftasonu pikniği.. Korkmayın, grup üyeleriyle iş dışında bir arada bulunmanız, liderliğinize halel getirmez, karizmanız çizilmez. Ekip üyeleriyle arkadaş olmaya çalışın. Her zaman makyavelist davranmayın. İyi niyetinizin suiistimal edileceğini düşünmeyin, herkes herşeyin farkında. Aslında takım üyelerini “içten pazarlıklı” hale iten sebep bir noktada liderin tutumudur. Mevzuyu fazla dağıtmamak için şimdilik ayrıntıya girmiyorum.

Bütün bu yapılanların amacı, çalışma birliği halinin korunması içindir.  Grup üyelerini “şu gün şu saatte şurada toplanıyoruz” dediğiniz zaman, resmi yazıya gerek kalmadan toplayabiliyor musunuz? Bu buluşmadan mutlu ayrılıyorlar mı? Her toplantıyı kurum binasında yapmak zorunda değilsiniz değil mi? Bu gruba daha sonra başka işler de yaptırtmak istiyorsanız, bu işte, bu arkadaşlarla ve sizinle çalışmaktan mutlu olmalılar.

C. BİREY - Yalnızca insan olmaktan kaynaklanan ve grup üyelerinin bir araya gelirken beraberlerinde getirdikleri ihtiyaçlar

İşler yürürken, grup üyelerinden bazıları yanınıza gelip sizden özel isteklerde bulunacaklardır.  Bu genellikle izin isteme şeklinde olur. Evde bakıma muhtaç bir yakını vardır ve sabahki oturuma geç kalacaktır veya bu akşam çocuğu okuldan alacak kimse olmadığı için erken ayrılmak isteyecektir vesaire.. Karşımızdakinin de insan olduğunu hiçbir zaman unutmuyoruz. Ona izin vermeden önce burada olmadığı sürece kendisi tarafından yapılması gereken işleri ne zaman ve nasıl yapacağını sorun. Dönünce de kontrol edin. Böylece bir dahaki sefere izin isterken dikkatli davranacaktır. Çalışırken ne zaman ve ne kadar süre mola verileceğini birlikte belirleyin. Kafasına göre gelip gidenler olduğunu fark ettiğinizde derhal müdahale edin. Bu başıboşluk hali bulaşıcıdır.  Problemleri grup üyesiyle birlikte çözmeye çalışın. İlgilendiğinizi görmeleri size saygı göstermelerine sebep olur. Saygı beklenilmez, kazanılır.

Buraya kadar anlattıklarımız işin teorik kısmıydı. Aslına bakarsanız pratikte işler böyle yürümüyor. Şimdi bu durumları birlikte inceleyelim:


 


ARZU EDİLMEYEN BİÇİM 1 – GÖREV ÖNCELİKLİ

Bu durum genelde kamu kurumlarımızı yansıtmaktadır. Ne kurum kültürü oluşturulmuştur ne de bireysel ihtiyaçlar birilerinin umurundadır. Ancak “görev başarıyla tamamlanmıştır.” Bu grup üyelerine bir kez daha bir iş yaptırmanız çok zordur. Okullardaki komisyonlara öğretmenlerin bir sonraki sene seçilmek istemeyişlerini hatırlayın. İşler doğrudan bir angarya ve yük olarak görülmektedir. İşte, yapılacak işleri cazip hale getirmek ve işler için üyelerde istek uyandırmak liderlik becerisidir.  Öğretmen arkadaş dersine girip çıkarak aslında ülkemizin geleceğe hazırlanmasında nasıl bir görevi yerine getirdiğinin farkında olmayabilir.  Bu farkındalığı öğretmenlerde oluşturmak, ilerlemeyi ve başarıyı kurum kültürü haline getirmek liderin görevidir. Ben uğraşamam diyen, boşuna müdürlük sınavına hazırlanmasın. Kendisinden bu işler beklenecek.

ARZU EDİLMEYEN BİÇİM 2 – GRUP ÖNCELİKLİ
 
Birbirlerini çok iyi ve uzun süredir tanıyan gruplarda ortaya çıkan bir durumdur.  Bir türlü ana mevzuya gelinemeyen toplantılar yapılır. Bir araya gelişlerde sosyal aktiviteler ön plana çıkar ve işler arzu edilen kalitede yapılamaz. İşin yapılan kısmı da işleri üyelere yaptıramadığı için bizzat lider tarafından sabaha kadar oturup tamamlanmıştır. Artık işleri eskisi gibi yürütemeyen liderlere tavsiyemiz: “Tebdil-i mekânda ferahlık vardır.”



 
ARZU EDİLMEYEN BİÇİM 3 – BİREY ÖNCELİKLİ
Bireysel ihtiyaçların ön plana çıktığı ve grup kişiliğinin oluşturulamadığı durumdur. İzin isteyip gidenler çoktur.  Bir toplantı yaparsınız on kişinin beşi izin almıştır. Bir sonraki hafta da yine beş kişi vardır. Çünkü geçen hafta gelenler bu hafta gelmemişlerdir.  Bir türlü tam randımanlı bir başlangıç yapılamadığından üçüncü bir toplantının yapılması gereği ortaya çıkmıştır. Tam ifadesiyle lider, bireysel ihtiyaçları karşılama noktasında ipin ucunu kaçırmıştır. Eğer işin durumu uygunsa derhal yürütmeyi durdurun ve bir hafta erteleyin.  Bir hafta sonra yeni görev dağılımıyla yeniden başlayın. Bir iş nasıl başlarsa öyle gider. Erteleme şansınız yoksa grubun devamsızlık yapan zayıf halkalarına birer destek elemanı verin. İşler yürüsün. Görev sona erdiğinde neden böyle yapmak zorunda kaldığınızı kapanış toplantısında belirtin. Personelin kendisine çekidüzen vermesini sağlayacaktır.

Aklımızda daima tutmamız gereken, takım üyelerinin liderleri hakkında “bizden fazla koşturuyor” diye düşünmelerini sağlamaktır; “bütün gün odasından çıkmıyor, hiçbir iş yaptığı yok.” veya “kuruma hiç uğramıyor” değil. Girişteki özlü söze de atıfta bulunursak, bir lider olarak, kuruma en çok hizmet eden siz olmalısınız.

Liderlikteki üç çember modelini homojen daireler olarak taşıyabilmek gerçekten zordur. Zaten yöneticiyi de lider yapan şey budur. Bu konuda tavsiyemiz liderlerimizin değişik liderlik tipleri ile ilgili kitaplar okumasıdır. Öncelikle okul ve personel profilini çok iyi analiz etmelisiniz. Nasıl bir kuruma sahibim ve personelin nitelikleri nelerdir? Bunları iyice kafanızda yoğurduktan sonra kurumunuz için uygun liderlik tipine karar vereceksiniz. Transformasyonel (Dönüşümcü) Liderlik mi, Destekleyici Liderlik mi, Vizyoner Liderlik mi, Yenilikçi Liderlik mi?..

Kurumunuzda yaşı ilerlemiş ve kendisini yeni teknolojilere adapte etme noktasında hem geri kalmış hem de bu konuda istekli olmayan personel çoğunlukta ise, bireysel mesleki gelişimi hedef alarak kurumsal kapasite artışına götüren bir liderlik tipi benimsemelisiniz.  Eğer kurumunuz çoğunlukla genç, teknolojiyi işinde kullanabilen ve değişime yatkın bireylerden oluşan dinamik bir yapıya sahipse bu sefer diğerinden farklı olarak stratejik planla ve geleceğe dönük projeler ile kurumsal ilerleme sağlayan bir liderlik tipi uygulamalısınız. Bu liderlik tipleri nelerdir? Okuyalım, okuyalım, okuyalım sevgili liderim. Kitapçılar tabiri caizse bu konularda kakılı (dolup taşıyor). Yazı dizimiz sona erdiğinde faydalanabileceğiniz kaynakları da paylaşacağım. Ancak lütfen bunu beklemeyiniz. Bu konuda kitaplar edinmek ve okumak kesinlikle ayıplanacak bir şey değildir.


LİDERLİĞİN İŞLEVLERİ

 
Bu konuyu tek başına ele almak istememe rağmen, daha sonra ilgisine binaen Grup Yaklaşımı içerisine koymayı uygun buldum.

Bu bölümde, liderin bir işi yaptırtmak üzere grup çalışması ile ilgili yapması gereken işlevleri üzerinde duracağız.





A. PLANLAMA

Lider bir işi başlatmadan önce, kafasını ellerinin arasına koyup başı ağrıyana kadar düşünmek zorundadır.  Bu işi kimlere yaptıracak, ne kadar adam, ne kadar zaman, ne kadar para lazım olacak? 1. ayın sonunda ne olacak, 2. ayın sonunda ne olacak?… Personelin karşılaşabileceği zorluklar neler olabilir? Kimi kiminle beraber görevlendirmelidir? Hangi iş ne kadar sürecektir? Lider bu gibi soruları kafasında çözerek işe başlamalıdır. Bir şeyi unutmamak için yazarak çalışmanızı tavsiye ederim. “Kervan yolda düzülür” mantığı sona ermiştir. 21. yüzyılda artık planlama hatalarına tahammül edilememektedir. Liderlik üzerine bilginin sel gibi aktığı zamanımızda “düşünemedim, akıl edemedim” gibi mazeretler kabul edilemez. Zaman çok hızlı akmaktadır ve para da çok kıymetlidir.  

B. BAŞLATMA

Takım üyelerine birer resmi yazıyla görevlerini tebliğ edivermek, başlatma değildir. Görevi başlatmadan önce görev alacak kişileri bir araya toplamalısınız. Kurumunuzun genel hedeflerinden bahsetmelisiniz. Grup üyelerinin bu kurumun bir parçası olmaktan gurur duymalarını sağlamalısınız. “Devletimizin şu ulvi amacına hizmet etmekteyiz ve ne mutlu ki bu kutlu görev bize düştü..” Kısaca onları motive ederek görevleri dağıtmalısınız. Ayrıca insanlar sağlarına sollarına bakacak, bu işi kimlerle yapacağız diye görmek isteyeceklerdir. Akıllarında kalan bir soru varsa orada cevaplamalısınız. Görevleri orada paylaştırmalısınız. Düzenli toplantı tarihlerini de birlikte belirlemelisiniz.

C. DENETLEME

Görevleri dağıttınız ve işi başlattınız. Bir daha süreç sonunda mesela 6 ay sonra “getirin bakalım raporları” dediğinizde bir de bakacaksınız ki bazı işler yapılmış, bazıları yapılmamış, kimi unutulmuş kimi baştan savma olmuş.. Zaman da geçti gitti, şimdi ne olacak? Böyle bir durumda kalmamak için, ara ara takım üyelerinin yanına gidin, kolaylıklar dileyin ve dostça işlerin ne aşamada olduğunu sorun. Belki sizin bir telefonla halledebileceğiniz bir konuda takılıp kalmış olabilirler. Ekip arkadaşı hastalanmışsa yanına başka birisini verebilirsiniz. Araç lazımsa ve arabanız varsa, beraber gidip gelebilirsiniz vesaire..

D. DESTEKLEME

Denetleme sırasında işlerde bir tıkanıklık oluştuğunu gördüyseniz, personeli “başının çaresine baksın” diyerek kendi haline bırakmıyoruz. Bu bir sorumsuzluk örneğidir.  Gereken desteği sağlamalısınız. İşleri siz yapmayın ancak, ilgilenin ve kontrol edin.

E. BİLGİLENDİRME

Haftalık veya çok yakın bulduysanız ayda en az 1 defa toplantı yapın. Görevleri paylaştırdığınız kişilere sırayla söz hakkı verin ve ne aşamada olduklarını anlatmalarını isteyin. Bu toplantının şöyle bir güzel tarafı olacaktır. Herkesin içinde, -varsa- görevini yerine getirmeyen kişiler yüzünden bazı işlerin hala yapılamadığı ortaya çıkacaktır. Görevini yapmayan veya yapamayan personel de kendisini ya savunacak veya derhal yapma sözü verecektir. Böylece siz de fırça atmak zorunda kalmayacaksınız.

F. DEĞERLENDİRME

Süre sona erdiğinde, raporlar teslim edildiğinde son bir değerlendirme toplantısı yapmalısınız. Kurumlarda yapılan ve iki çizikle doldurulan basit memnuniyet anketlerini bile merak eden değerli ekip üyemiz, 6 ay – 1 sene çalıştıktan sonra elde edilen çalışma sonucunu daha şiddetle öğrenmek isteyecektir. Toplantıda, emeği geçenlere teşekkür edin. Hedeflerinizin yüzde kaçını gerçekleştirdiğinizi grafiklerle anlatın. Kazanımları dile getirin. Sonuçlar arzu edilen kalitede olmayabilir. Artık iş işten geçmiştir. Kimseye kızmayın. Bunun bir tecrübe olarak kurumunuza katkı yaptığını düşünün. Kalpleri kırmayın. Tekrar döneceğiniz bir odanın kapısını çarparak çıkmayın. Bu takım üyeleriyle gelecekte daha nice iyi işler yapacaksınız.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Liderlik Yolculuğu

Bir Gün Olur Bambaşka

Sosyoloji üzerine..