Liderlik Yolculuğu
Hakikat aramakla bulunmaz, bulanlar ancak arayanlardır.»
Bayezid-i Bistami
«Harekete geçirme gücüne sahip bulunanlar, bunu başkalarına da aktaracaklardır.»
Eflatun
Yöneticilerimizle liderlik üzerinde yapacağımız gezintinin çerçevesini öncelikle paylaşmak isterim. En genel anlamda “Liderlik” kâmil insan olma sürecidir. Lider, hayat boyu öğrencidir. Kesinlikle içten içe “Ben artık lider oldum.” demez. Çünkü “oldum” dediğiniz anda kendinizi yeniliğe, değişime ve gelişime kapatırsınız. Arkadan gelenler sizin yanınızdan gelip geçerler. Bir de bakarsınız ki eski kuşak oluvermişsiniz. Sürekli öğrenme ve arayış içerisinde olmak esastır. Bilginin ve öğrenmenin sonu yoktur. Eğer bu anlayış ile sürekli öğrenen birey olma alışkanlığını kazanırsanız, siz farkında olmasanız bile insanlar sizin liderlik özelliklerinizden söz etmeye başlayacaklardır. Elbette ki siz mesleki ve beşeri gelişiminizi insanlar sizden söz etsinler diye yapmıyorsunuz. Önemli olan çözümün parçası olmaktır, o kadar. Bu klişe bir cümle gibi gözükse de gerçekten basit bir şey değil. Derinlemesine analiz edildiğinde, problemlerin çoğunlukla şikâyet edenlerden kaynaklandığı anlaşılmaktadır.
Yaklaşık üç ay sürecek liderlik yolculuğumuzda uğrayacağımız durakları aşağıda görebilirsiniz. Her biri için birer oturum açacağız.
Liderlik Yolculuğu paylaşan: Fatih KENARLI
LİDERLİĞİ TANIYALIM
Liderlik kavramını üç farklı yaklaşım ile irdeleyeceğiz. Bunlar aşağıda da görüldüğü üzere Niteliksel, Grup ve Durumsal Yaklaşımdır. Bilinmesi gereken önemli nokta, bunların birbirlerinin alternatifi olmadığıdır. Bir şeyin üç farklı açıdan incelenmesi değil, bir şeyin üç parçaya bölünmüş hali gibidir. Yani bir liderde üç yaklaşıma ait özellikler, davranış ve tutumlar birlikte bulunmalıdır.
NİTELİKSEL YAKLAŞIM
Niteliksel Yaklaşım, en dar dairede bir liderin taşıması gereken vasıfları simgeler. Değişik kaynaklarda bu niteliklerin sayısının 30’lu sayılara ulaştığını görebilirsiniz. Ben belli başlı yedi tanesini almayı uygun buldum. Belki de bunları temel olarak gördüğümdendir. Bu başlıklar alt alanlara ayrılıp irdelenebilir.
Bir lider başkalarını da heyecana getirecek ve sinerjiyi sağlayacak coşkuya, yürek ateşine sahip olmalıdır. Yeni bir şeyler denemek, yeniliği başlatmak ve değişime oluşacak direnci göğüsleyebilecek cesarete sahip olmalıdır. Liderliğin, kendisine sağlamış olduğu makam, tecrübe ve bilgi birikimi onu kibire değil tevazuya yönlendirmelidir. Karar verme, işe başlama, sürdürme ve sonuçlandırmada kendine güveni tam ve iş bitirici olmalıdır. Soğuk kimselerden iyi lider olmaz. Sıcak ve sevecen davranmalı, insanların, kendisinin yanına sokulup bir şeyler sormaktan çekinmeyecekleri biri olmalıdır. Görev ve kaynakların paylaşımında, ödül dağıtımında adil davranmaya özen göstermelidir.
Buraya kadar anlattıklarımızdan sonra en önemlisine geldik: Dürüstlük. Bu meslek etiği ile ilgili bir durumdur. Liderliğin bel kemiğini oluşturan “güven” fenomenini sağlayan yegâne nitelik dürüstlüktür. Aldığınız kararlarda ve yapageldiğiniz işlerde dürüstlüğünüzle ilgili olarak İnsanların kafalarında soru işaretleri “???” veya ünlem işaretleri “!!!” varsa, diğer niteliklerin tamamını sağlasanız da liderlik etmeniz çok zordur. Örneğin bağışlar ve harcamalar gibi konularda güven zedelenmiş ise -sözüm yanlış anlaşılmasın ama- sömestr tatilinde umreye gitmekle bu işi çözülemez. Bu ahlaktan ziyade etik konusudur. Bu soru işaretleri ve ünlem işaretleri ile ilgili meseleler, yine o alanda yapacağınız işlerle ve şeffaflıkla aşılabilir. Olabildiğince coşku göstermeye, cesur davranmaya ve mütevazi olmaya, elinizden geldiğince adil davranmaya çalışıyor olabilirsiniz. Bunlar sizin iyi niyetinizi gören çalışanlar tarafından tolere edilebilir. Fakat dürüstlüğün birazı olmaz. Lider önce kendine dürüst olmalıdır. Vicdanımızı kandıramayız.
Liderin sahip olması gerek vasıfların listesini istediğiniz kadar uzatabilirsiniz. Fakat böyle bir mükemmel insan -eğer peygamber değilse- bulunamayabilir. Zaten konumuzun başlığı da bu yöndedir: “Liderlik Yolculuğu”. Başta da değindiğimiz gibi önemli olan mükemmele doğru arayış içerisinde olmak, kendimizi tanımak, zayıf ve güçlü yönlerimizi keşfetmek, yeniliğe ve değişime açık olmak, hayat boyu öğrenen birey olmaktır. Burada elbette ki değişim derken geleneklerimize, dini ve milli kültürümüze yabancılaşmayı kast etmediğimiz de âşikardır.
Yarının liderleri arasında yer almak, ülkemizin daha yaşanabilir hale gelmesinde bir pay sahibi olmak için önce zihinsel değişiminizi sağlayınız. Geçmişin acı tecrübelerinden, korkularınızdan ve gelecek kaygısından sıyrılmalısınız. Geleceğin ne zaman geleceği belli değildir. Geçmiş ise geçmiştir. Kendi önünüzden çekiliniz. Yarından tezi yok, eğitim ve bilim ile ilgili birkaç dergiye abone olmalı, alanınızla veya eğitim bilimleri ile ilgili bir yüksek lisans veya doktora programına başlamalısınız.
Sizlere ve bizlere son söz ise Yunus Emre’den:
“Her dem yeniden doğarız. Bizden kim usanası?”

Yorumlar
Yorum Gönder