İKİ GÜNEŞLİ DÜNYA
Uzun yıllar önceydi. On bin, hatta yüz bin yıllar önce. Metrelerce uzamış ağaçlar, iri yapraklı dev bitkiler vardı yeryüzünde. Bir de o dev bitkileri yiyecek koca cüsseli hayvanlar. Bazısı, şimdiki timsaha ve iguanaya benziyordu. Kimileri uçuyor, kimileri de yüzüyordu. Bütünüyle yeşil olan bu gezegendeki bitki yoğunluğunun sebebi, hiç gece olmamasıydı. Gökyüzünde iki güneş vardı. ("O hem iki doğunun, hem iki batının Rabbidir." Rahman Suresi, Ayet 17) Bol su ve fotosentez ile beslenen ağaçlar metrelerce gökyüzüne uzanıyordu. Buzullar yoktu. Kutuplarda dahi tropik iklim hakimdi. Güneş sistemi ise bambaşka bir haldeydi. Şu anda bizim "güneş" dediğimiz yıldızın etrafında dünya ile beraber 4 - 5 gezegen, ikizi olan diğerinin etrafında da bir o kadarı dönmekteydi. Bir gün vakit geldi. İkiz yıldız sönmeye başladı. Hem ısısını hem de çekim gücünü kaybetti. İşte ne olduysa ondan sonra...